Bugün Japonca dersinde öğretmen bize Şükran Günü'nde neler yapacağımızı soruyordu. Bir kız, 'Kalifornia'ya dönüyorum,' dedi, ve ben de 'Keşke ben de gitseydim' diye düşündüm. Normalde dört günlük bir haftasonunun 12 saatini uçakta geçirmeyi biraz anlamsız bulurum, ama o anda 'Neden olmasın? Neyse.. belki seneye..' dedim kendi kendime. Fakat Spencer da, aslında New York'a gitmeyi planladığını, ama son anda fikrini değiştirip dün gece Kalifornia'ya uçak bileti aldığını söyledi. Bu da bana ilham getirdi. Ders biter bitmez annemi arayıp bilet bulmalarını rica ettim. Babam biriken millerini kullanarak yarına çok ucuz bilet buldu. Çarşamba gidiyorum, Cumartesi dönüyorum. Aslında eve dönmenin tam zamanı, çünkü zihinsel olarak biraz yorgunum. Ayrıca, bu biraz garip ama son bir haftadır rüyalarımda hep annemleri görüyorum. Evdeki çok yakın arkadaşlarımı da özledim. Ayrıca odamı ve (aslında itiraf etmek istemiyorum ama) güneşli Kalifornia iklimini özledim. (Merak etmeyin, karı hâla seviyorum.) Nedense yıllar geçtikçe evimi daha da özlüyorum.