Yeni birşey denemeye karar verdim: bundan sonra yazacağım bütün blog yazılarını hem İngilizce, hem Türkçe yazacağım. Bakalım ne kadar sürdürebileceğim...
Cuma günlerini pek sevmem. Normalde Cuma'ya olan ödevlerim sandığımdan çok oluyor, onun için sabah erken kalkıp bitiriyorum. Akşamları da pek boş vakit olmuyor. Meselâ dün şöyleydi: 11:00-17:00: ders 18:00-19:00: duş alıp giyinme 19:00-20:00: axe yemeği 20:00-22:00: calder quartet konseri (iyi ki gitmişim, çok güzeldi!) 22:00-24:00: savetfp coffeehouse partisi
Bu bir saatlik boş vaktimde de e-mailime bakmaktan başka birşey yapmadım. Çoğu Cuma günlerin böyle oluyor. Perşembe geceleri ertesi gün Cuma, haftanın son günü diye seviniyordum. Oysa şimdi o kadar sevinemiyorum. Ama yine de eğlenceli oluyorlar. Bu arada yarın da çok sıkışık bir güne benziyor...