Bugün annemle beraber Bir İstanbul Masalı'nı seyrettik (bugünkü bölüme sinir oldum ama neyse. diziyi hâla seviyorum ama şu aralar Esma ve Çiçek'e çok kızıyorum. neyse.). Nedense bu haftaki bölümde pek birşey olmadı! Onun için bölüm bittiğinde ikimiz de "Aaa, bu kadar mı?" dedik.
Bundan hemen sonra ben, "Tüh! Şimdi uzun bir zaman bu diziyi seyredemeyeceğim," dedim. Çünkü Cuma günü MIT'ye geri dönüyorum. Bundan sonraki tatilde eve dönene kadar yeni bölümleri annemler videokasete kayıt yapacaklar, ben de hepsini arka arkaya seyredeceğim yine. Neyse işte, bu lafın üzerine annem, "Aaa doğru ya, bugün senin burada son Pazartesin!" dedi ve gözleri yaşardı.
Bazen vicdan azabı çekiyorum, çünkü okuluma, Dragon'uma, Jonathan'ıma, ve bütün diğer arkadaşlarıma kavuşacağım için çok heyecanlıyım. Elbette annemleri çok özleyeceğim! Ama tabii değişik yerlerde yaşamanın bir problemi de bu işte. İnsanın büyüdüğünün bir göstergesi olsagerek.. Eskiden yazın okulu özlüyordum, ama nasıl olsa hâla annemlerin yanında yaşamaya devam edecektim. Artık öyle değil.
Kendimi o kadar da suçlu hissetmemeliyim tabii... ne de olsa hepimiz biliyoruz ki aile apayrıdır, ve bir hamsterla veya yakın bir arkadaşla kıyaslanamayacak kadar önemlidir.