Geçen hafta bana biraz uzun geldi, çünkü haftanın ortasında hastalandım. Çarşamba akşamı eve geldiğimde başım çok ağrıyordu, onun için biraz uzanayım dedim. Birkaç saat sonra uyandığımda hasta olduğumu anladım. Akşam yemeği de yememiştim.. gece saat 11'de annemin Türkiye'deyken bana aldığı hazır poşet çorbalardan bir tane yaptım. Yanına da ton balıklı salata. Ohh çok güzel oldu. Hemen ilaçlarımı aldım. Ertesi gün hastalığım neredeyse tümüyle geçmişti.
Neyse, şimdi iyiyim. Dün Zeynep'le buluşup Nuri Bilge Ceylan'ın iki kısa filmini görmeye gittik: 'Koza' ve 'Kasaba.' Filmler Boston Museum of Fine Arts'ta gösteriliyordu. 'Uzak'ı zaten geçen sene görmüştük. 'Mayıs Sıkıntısı' da gösteriliyordu, ama ona kalmadık. Artık onu da bir dahaki sefere görürüz. Zeynep'i Türkiye'de buluştuğumuz son günden beri ilk kez görüyorum (galiba en son 13 Ağustos'ta Teoman'ın konserine beraber gitmiştik).
Onun dışında dersler iyi gidiyor. Okul başlamadan matematik dersini bırakacağımı düşünüyordum, ama o kadar eğlenceli (evet, eğlenceli! ve enteresan) geldi ki bu karardan vazgeçtim. Yani şu an 6 tane ders alıyorum (normal insanlar dört ders alıyor). Buna bir de haftada 10 saat labratuvarda çalışmayı ekleyecektim, ama karar verdiğimin akşamı (Cumartesi) o kadar hastalandım ki bunu bir işaret olarak algıladım. Neyse artık, labratuvarda da bir sonraki sömestr çalışırız.