Bu blogu takip edin.


Pazartesi, Mayıs 31, 2004

Bir efsane

Bu e-maili bana annem forward etmiş. Çok ilginç geldi ve size de göstereyim dedim. İlk önce okuyun, sonra da resme bakın:

Eski zamanlarda civarın kralının kızı ile bir balıkçi birbirlerine aşık olmuş. Ancak, kral kızı balıkçıya varamaz...
Hal böyle olunca, kız ile delikanlı gizli gizli buluşuyorlar tabii... Kral baba bunu zaman içerisinde öğreniyor ve bir gece takip ettiriyor kızını... Diyorlar ki; balıkçı denizden geliyor, kız kumsalda onu bekliyor, bulunduğu yeri ışıkla işaret ediyor delikanlıya... Ve kral kızı ile delikanlı, gün ağarana kadar aşk oyunları yapıyorlar birbirlerine...
Kral bir gece askerlerine kızını yakalamalarını ve kumsalda ışıkla balıkçıya işaret göndermelerini buyuruyor.
Delikanlı ışığı görünce atlıyor kayığına ve kürek çekiyor bir manga askerin üzerine doğru...
Kız askerlerin elinden kurtuluyor ve koşmaya başlıyor sevdiğini kurtarabilmek için ama koyun taaa öbür ucuna yetişmesi imkansız...
Ama sevda bu; kural falan dinlemez, atıyor kendini sulara...
İşte o anda bir mucize gerçekleşiyor!
Kızın adım attığı her yer kumsala dönüşürken peşinden koşan askerler bastıkça denize gömülüyor onca ağırlıkla...
Kız kayığa kadar koşabiliyor...
Ancak bir okçu tam o anda delikanlıyı hedefleyip salıyor okunu...
Heyhat!
Kız ile delikanlı birbirlerine sarılmışlardır bile ve ok gelip kızla buluşuyor...
Derler ki; o kumlar, kızın kanı denize karışınca kırmızıya boyanmış...
Delikanlı iste aldığı gibi gidiyor kızı, sonrasını ne gören var ne duyan!...
(Marmaris'e karayolu ile 1.5 saat uzaklıkta...)
Şimdi sıra resimde!

1:19 ÖS - (link) - 0 yorum





Blog ana sayfasına dönüş.






Arşivlerde şimdilik birçok bozuk link var. Linkleri tamir etmemi hızlandırmam için lütfen yorum bırakarak bildiriniz.